Feedly’e Gün Doğdu

İnternet devi Google’ın Google Reader’ı sonlandıracağını bildirmesinin ardından hali hazırda bu uygulamayı kullanmakta olan kullanıcılar yeni arayışlara yöneldi. Bu uygulamalar arasında en dikkat çekici olanlardan birisi ise Feedly.

Feedly şuanda da birçok kullanıcıya sahip bir  rss okuyucusu. Chrome, Firefox ve Safari eklentisi bulunan uygulamanın arayüzü, uyumluluğu ve ekstra özellikleri olumlu tepkiler alırken, auto-read özelliğinin işlevini tam olarak yerine getirememesi göze batan handikaplarından birisi.

Feedly tarafından yapılan açıklamaya göre 500.000 Google Reader kullanıcısı son 2 gün içinde Feedly’ye geçti. Ortaya çıkan bu ani kullanıcı akınını kaldırabilmek amacıyla Feedly bant genişliğini on katına çıkardı. Zira bunun daha bir başlangıç olduğu, önümüzdeki günlerde daha birçok kullanıcının uygulamayı kullanmaya başlayacağı tahmin ediliyor.

Google Reader’ın piyasadan çekilmesinin ardından ortaya çıkacak boşluğu doldurmakta kıran kırana bir yarış ortaya çıkacağı kesin. Dolaysıyla Feedly kullanıcılar için alternatifsiz değil, sadece alternatiflerden birisi. Bu aşamada kullanıcılara düşen ise ihtiyaçları, zevkleri ve bütçeleri doğrultusunda seçenekler arasında kendilerine en uygun buldukları uygulamayı seçmek.

 

 

BBC Hava Durumu Twitter Hesabı Hacklendi

BBC Hava Durumu Twitter hesabı Suriyeli rejim destekçileri tarafından ele geçirildi. Kendilerini “Suriye Elektronik Ordusu” diye adlandıran rejim taraftarı hackerlar, Beşar Esad lehinde tweetler attılar.

Hackerların attığı tweetlerin çoğunun içeriği Suriye’deki rejim güçleriyle muhalifler arasındaki çatışmayla ilgiliydi. Bu paylaşımlar arasında “Suriye çok yaşa”, “Esad çok yaşa” gibi tweetler ilk göze çarpanlar arasında. Diğer taraftan rejim yanlısı hackerlar Başbakan  Recep Tayyip Erdoğan’ı da boş geçmedi. Atılan tweetlerden birisi şu şekilde: “ Suriye’nin kuzeyi için çok önemli açıklama: Erdoğan teröristlere sivil bölgelerde kimyasal silah kullanmaları için emir verdi.”

BBC News, sosyal medya editörü Chris Hamilton @bbcweather,  Twitter hesabının Perşembe öğleden sonra ele geçirildiğini doğruladı. Hamilton’un BBC hava durumunun paylaştığı ilginç tweetler hakkında yaptığı açıklama ise şöyle “ Hesabımız saldırıya uğradı, dolaysıyla şu an paylaşılan iletileri biz paylaşmıyoruz ve sorunu en kısa sürede halletmeye çalışıyoruz.”

Ayrıca BBC Rayo ve BBC Arapça’nın Twitter hesaplarının da hacklendiği iddia ediliyor. Öte yandan BBC yetkilileri BBC Hava Durumu Twitter hesabını Perşembe öğleden sonra saat 3 :00 gibi ele geçirdi ve ardından bütün sahte tweetleri sildi. Hesabın tekrar konrol altına alınmasının ardından bir BBC sözcüsü şöyle bir açıklamada bulundu: “ BBC’nin Twitter hesabı bugün erken saatlerde hacklenmiştir. Fakat şu an itibariyle kontrolü tekrar ele geçirdik ve uygunsuz tweetleri sildik. Takipçilerimizden BBC adı altında paylaşılmış bu kabul edilebilirlikten çok uzak tweetlerden ötürü özür diliyoruz.

Saldırının gerçekleştiği gün olan Perşembe günü erken saatlerde yetkililer çalışanlarını hesabın ele geçirilme olayının hemen ardından e-maillerine yönelik kimlik saldırısı olabileceğini, bu nedenle kendilerine gelen “ACİL” ve “ Bu iletiyi mutlaka okuyunuz” tarzında mailleri kesinlikle okumamaları gerektiği yönünde uyardı. Fakat uyarı e-mailleri için çok geç kalınmıştı. BBC çalışanlarından bazıları gelen sahte maillere çoktan tıklamışlar ve gazetenin üst düzey önemli mail adreslerinin şifreleriyle birlikte bilgisayar korsanlarının eline geçmesine ve BBC Hava Durumu Twitter hesabının hacklenmesine neden olmuşlardı.

 

 

Acer’a Türk Hacker Şoku

Dünyanın en büyük dördüncü bilgisayar üreticisi Tayland merkezli Acer’ın Tayland resmi servis merkezi , “SaMuRa” takma adını kullanan, TurkHackTeam’e bağlı Türk bir hacker tarafından hacklendi.

Hackerın mesajı sitede kısa süre kaldıktan sonra yetkililer tarafından kaldırıldı. Ayrıca sitenin iletişim bölümünde kısa süreli problem yaşadığı bildirildi. Öte yandan sitelerinin Türk bir hacker tarafından ele geçirilmesi hakkında Acer yetkililerinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. SaMuRa” takma adlı hackerın siteyi hackleme gerekçesi ise  “ Acer’a Sanal platformdaki değerini hatırlatma.” Zira hackerin bağlı olduğu gurup olan TurkHackTeam’in kendi internet sitesinde yayımladığı misyonları arasında “ doğru, dürüst, ahlaklı ve yararlı yayın yapan sitelere yardımcı olmak ve onlara çıkar göstermeden yardımcı olmak.” Maddesi var. Hacker gurubunun dikkat çeken diğer misyonları ise “ dilimize, dinimize, inançlarımıza, örflerimize, adetlerimize, toplum ahlakına, ve bunlar gibi değerlere aykırı yayın yapan sitelerin son vermek” ve “ hackin zevk için değil misyon için yapılacağını aşılamak”

TBMM BİAK Raporu yayınlandı

 

Bilgiye erişimin ve internetin, Anayasa’da temel bir hak olarak düzenlenmesi gerektiğinin savunulduğu raporda, internetle ilgili pek çok alanda düzenlemelere gidilmesi önerildi.

 

Her kesimden katkı geldi

 

Komisyon için devlet kurumlarının yanında  Alternatif Bilişim Derneği, Tüm İnternet Derneği, Bilişim Güvenliği ve Bilişim Suçlarına Karşı Mücadele Derneği, Tipeez.com,Türkiye Dijital Oyunlar Federasyonu, Tüm İnternet Medyası Derneği,Tüm Telekomünikasyon İş Adamları Derneği, İstanbul İnternet Kafeciler Esnaf Odası, Mutlu Çocuklar Derneği ,Türk Pediatri Kurumu, Türk PDR-DER, ODTÜ Teknokent, Microsoft Türkiye , Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği , Interaktif Reklamcılık Derneği , BT İletişim , Turkcell, Arf Teknoloji , Bilgi Toplumu Dairesi , Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü, Online Medya Derneği , TÜBİSAD, Bilişim Teknolojileri Eğitimcileri Derneği, Facebook, Türksat A.Ş , Habibat Kalkınma ve Yönetişim Derneği, Stratejik Düşünce Enstitüsü doküman ve bilgi notu katkısında bulundu.

 

5 Ana Başlık, 100 alt bölüm

 

Komisyon raporu internet üzerine detaylı bir çalışma yapıldığını gösteriyor. Rapor 5 ana başlıkta 100’e yakın alt başlık içermekte. Ana başlıklar şu şekilde: Bilişim Sektörü ve Ekonomik Boyutu, İnternet Kullanımının Bireysel Boyutu, Bilgi Güvenliği ve Bilişim Suçları, Bilgi Toplumu ve E-Dönüşüm, İnternet Medyası.

 

 154 öneri mevcut

Raporda internete dair her alanda getirilen öneriler mevcut. Yer alan 154 öneriden bazıları şu şekilde.

 

*Barındırma ücretlerinin internet yayıncılığının gelişimine engel olmayacak şekilde, makul bir seviyeye çekilmesi sağlanmalıdır.

 

*İnternet medyasının yetişmiş iş gücü ihtiyacının karşılanmasını teminen, iletişim fakültelerinde, bu alanın gerektirdiği ve sektöre özgü eğitimlerin verilmesi gerekmektedir.

 

*İnternet medyasında yer alan haberlere ait yer, tarih ve zaman gibi bilgilerin güncel olarak haber alanında yer almasının zorunlu olması

sağlanmalıdır.

 

*e-Devlet ve e-ticaret uygulamalarının yaygınlaşmasını teminen; kamu hizmetlerinin sunumunda bürokrasinin azaltılması, kırtasiye masraflarından ciddi miktarlarda tasarruf sağlanabilmesi, edönüşümden beklenen fayda ve verimin artırılması için önemli araçlardan bir tanesi olan kayıtlı e-posta sistemi yaygınlaştırılmalı ve yerli kayıtlı e-posta hizmet sağlayıcılar için serbest piyasa şartlarını

sağlayacak tedbirler alınmalıdır.

 

*Bilgi toplumu stratejisinde belirlenen stratejik öncelik ve hedeflere uygun olarak çalışmaların yapılması, yapılan çalışmaların stratejiye ve belirlenen hedeflere uygunluğunun ve performansının izlenmesi ve raporlanması sağlanmalıdır.

 

*Bilişim teknolojileri ürünleri ve internet kullanımının zekâ üzerindeki etkileri ile ilgili üniversiteler ve nöropsikologların araştırmalarının artırılması teşvik edilmelidir.

 

*Bilişim teknolojisi ürünlerinin sağlık açısından uygunluğuna ilişkin bilgilerin ürün ambalajlarında ve kullanım kılavuzlarında yer alması sağlanmalıdır.

 

*Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu tarafından, eğitim temelli yayın amacıyla kurulan bir kanalın inovatif ve eleştirel düşünmeyi destekleyici belgesel ve programlarla zenginleştirilmesi, özel radyo ve

televizyon yayınlarında da bu hususlara dikkat edilmesinin sağlanması önerilmektedir.

 

*Milli Eğitim Bakanlığı e-okul sistemi, bilinçlendirme çalışmaları için aktif olarak kullanılmalı ve anılan sistemde bilişim ve internet konularında içerik sunulmalıdır.

 

 

 

*Bilişim temelli pozitif içerik oluşturan eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör kuruluşları teşvik edilmelidir.

 Rapora ulaşmak için tıklayın

Seks ağlarının Facebook’ta ki son numarası !

 

Facebook üzerinden insanları dolandırmaya çalışan uluslararası seks şebekelerinin Facebook üzerinde başlattığı yeni bir uygulama bir çok kişinin bilgilerinin
güvenliğini tehlikeye soktu.

Sistem basitçe şu şekilde işliyor.

Örneğin oluşturulmak istenen sahte profil ‘Ahmet Adam’ üzerine düzenlenecek olsun.

Şebekenin geliştirdiği özel program bu isme sahip kişilerin bilgilerini topluyor. Örneğin Ahmet Adam isimli Trabzon’da yaşayan bir kişinin profil fotoğrafını, aynı
isimde Ankarada’da yaşayan bir başka kişinin üniversite bilgisini ve başka bir diğer kullanıcının yaşadığı şehri bilgi havuzunda topluyor.

Daha sonra bu havuzdan farklı ‘Ahmet Adam’ isimli kişilerin bilgilerinden karışık ve sahte bir profil oluşturuyor.

Bu profile şebekenin açtığı ve erotik resimler olan sahte kadın hesaplarını arkadaş olarak ekliyor.Bu şekilde cinsel içerikli hesapların arkadaş sayısını yükselterek
hem ilgi varmış gibi gösteriyor hem de bir anlamda daha fazla insanı çekiyor. Seks ağını bu kişilerin bilgilerini kullanarak kuruyor.

Seks ağların geliştirdiği bu yöntemi en çok şu sebeple tercih ediyor.

Bir kişinin profil resmini ve diğer bilgilerini direk kopyaladıkları takdirde Facebook güvenliğine daha kolay yakalanabiliyor ve hesaplar engellenebiliyordu. Bu
şekilde bir tür güvenlik atlaması sağlıyorlar. Aynı isimde ki kişilerden oluşturulan hesaplar ise birbirine yakın bilgileri toplayacağı için sahte olduğu kullanıcılar
tarafından da ilk etapta anlaşılmıyor.

Fakat sonuçta sizin bilgileriniz hatta bazen fotoğrafınız ile açılmış bir hesap oluşabiliyor. Bu hesapta pornografik sayılabilecek hesaplar da ekli durumda oluyor.

Bu sebeple en kısa sürede aşağıda ki işlemi yapmanız sizin açınızdan önemli.

İsminizi aratın ve Kişiler kısmını seçerek ‘Daha fazla sonuç gör’ butonu ile 5-10 sayfa ilerleyin.

Fotoğrafınızı kullanan bir hesap gördüğünüz takdirde Şikayet Et/Engelle bölümünden kişinin sizin bilgilerinizi kullandığını belirterek şikayet edin. Ardından bu durumu
profilinizde paylaşarak arkadaşlarınızdan hesabı şikayet etmesini isteyin. Hesap bir süre sonra kapanacaktır.

Çevrimiçi Savunuculukta 7 Altın Kural !

Her gün internette sayısız kullanıcı farklı konularda haklarını arıyor , fikirlerini dile getiriyor.

Her ne kadar adı tam olarak konulmasa da bahsettiğimiz şey bir tür ‘çevrimiçi savunuculuk’. Muhtemelen gelecekte bol bol duyacağımız ve belki de üzerine yasalar ve yasaklar çıkacak bir kavram bahsi geçen.

Öyle ki Amerika seçimleri üzerine çalışan epolitics.com isimli internet sitesi çıkarttığı kitapçıklarda bu konuya değindi. Gerek bu analizler gerek Türk toplumunun e-psikolojisi alınarak yaptığımız çalışmada Çevrimiçi Savunuculukta sizi sonuca götürecek 7 altın kuralı hazırladık.

İşte o adımlar..

1- Sistem ile olan entegrenizi güçlü bir şekilde yapın.

Bir çok sosyal ağ farklı çalışma şekillerine sahiptir. Bu sosyal ağlar ve mevcutsa kişisel sitelerinizin etkileşimini sağlayın. Düşüncenizi dile getirdiğiniz anda tüm ağlarınıza fikriniz ulaşabilsin. Kullandığınız sosyal ağların fonksiyonlarını ve çalışma mekanizmalarını olabildiğince öğrenin.

2- İki düşün bir söyle !

Bu kural ilk görünüşte kulağa itici gelebilir. ‘Sonuçta gönlünmüzce konuşmak için buradayız, yine mi az konuşacağız !’ diyebilirsiniz. Ama internette ve özellikle sosyal medyada görülen en önemli vakalardan biri insanların bir paylaşım veya ifadeden dolayı kısa süre içerisinde pişman olması. Dolayısı ile hedeflemenizi doğru yaparak sesinizi yükseltmeniz en çok sizin için faydalı olacaktır.

3- Israr zekanın yanında her zaman ikinci sıradadır.

İnternette ısrara ne kadar maruz kaldığımız malum. Değişik firmaların katalogları , politikacıların basın bültenleri vs. Lütfen okuyun denilenlerin hepsini okusa idik herhalde ömrümüz okuyarak geçerdi. İnternet iletişiminde ısrar, zekanın yanında her zaman itici kalmıştır. Düşüncenizin etkisinin bir tepki doğurması için onu tekrarlamayın , geliştirin. Anlaşılır , daha pratik okunabilir hale getirin.

4- Düşüncenizi ilgi çekici ve gerekirse eğlenceli hale getirin.

Aslına bakarsanız televizyonlarda yayınlanan haber bültenleri haber sitelerinden çok da farklı birşey söylemiyordu. Fakat haber sitelerinde yapılan yorumların özgürlüğünü biz hiç bir zaman televizyon duyamadık. Eğlenceli ama bakış açısına göre doğru olan o mesajları. İnternetin bu özelliğini mutlaka kullanın. Televizyon veya kamunun resmi diline takılıp kalmak zorunda değilsiniz. Düşüncelerinizi ilgi çekici hatta mizahi bir dille söyleyin. Emin olun size faydası büyük olacaktır.

5- Dinamik güvenliğinizi yüksek tutun .

Çevrimiçi savunuculuk sürecinde oluşturduğunuz e-itibar sizi dinlenir kılacaktır. E-itibarın kaybolmaması için dikkat etmeniz gereken ana noktalardan biri güvenliktir.Güvenlik kelimesinden toplum olarak anladığımız tek şey ne yazık ki ‘hacklenmek’ . Oysa ki sizin hesabınızın hacklenerek kapatılması karşı taraf için çok da önemli olmayabilir. Çünkü hesabınız kapalı iken aktifliği gidecek ve kişinin reklamlarını yayınlaması önemsizleşecektir. Oysa eğer siz aktif olursanız ve o sizinle hesabı ortak kullanırsa reklamlarını yayınlayacak ve sizin aktifliğinizden pay kazanacaktır. İşin en trajik tarafı ise bunun için sizin şifrenizi öğrenmesine gerek yok. Sosyal ağlarda yüklediğiniz herhangi bir uygulama esnasında verdiğiniz izinler ile bunları yapabilir. Dolayısı ile güvenlik sadece şifreyi uzun yapmaktan değil bilinçli bir sosyal medya kullanımından geçer.

6- İçerik, anahtardır !

Orjinal içerik internetin oksijenidir. Eğer siz oksijen üretiyorsanız ihtiyaç duyulan ve sözüne kulak verilenlerden olacağınıza emin olabilirsiniz. Düşüncelerinizi elinizden geldiğince metin tabanlı, görsel, video tabanlı içerikler üreterek dile getirin.

7- Küçük dağları yaratan olmayın.

İnternette bir çok değişik görüşten insan düşüncelerini dile getirmektedir. Eğer gerek kendinizin gerek düşüncelerinizin dinlenebilir olmasını istiyorsanız , farklı görüşte ki insanlara karşı saygılı ve anlayışlı davranın. Sert bir dille ve küçümseyerek konuşmanız sizi kahve sohbetlerinden çok da ileri götürmeyecektir.

Buğra AYAN

twitter.com/bugraayan

fb.com/bugraayan

Siber Güç Olmanın İlk Adımı: Sosyal Medya

Dünyaca ünlü gazeteci Seymour Hersh’in bir Türk gazetesine Türkiye’nin siber güç olduğunu söylemesinin üstünden yaklaşık bir buçuk yıl geçti. Pulitzer ödüllü gazeteci Hersh ‘Siber Güç’ olarak tanımladığı konunun daha çok güvenlik üzerine olduğunu belirtmiş ve Türkiye’nin genç nüfusuna vurgu yapmıştı.

Geçen süreç içinde sosyal medya güç kazandı. Sosyal medya devrimleri olarak nitelendirilen vakalar yaşandı. Dolayısı ile ‘Siber Güç’ kavramında da bir dönüşüm söz konusu oldu.

Peki, nedir bu siber güç?

Siber güç bir kaç unsurun bir araya gelerek tamamladığı bir kavramdır. Her ne kadar gündelik kullanımıyla bilgisayar korsanlarının saldırıları ve devlet belgelerinin ‘Wikileaks’ tarzı vakalar ile el değiştirmesi gibi anlaşılsa da kavramın derinliği bunun çok daha ötesindedir.

Siber gücün unsurları, internet servis sağlayıcılarının altyapısının geliştirmesi, internet erişiminin halk için daha ulaşılabilir hale gelmesi gibi teknik imkânları kapsar. Bunun yanında en hayati olan, bireyin bilincini internet ağları ile örülü bu yeni dünyaya entegre edebilmesidir.

Bahsi geçen diğer teknik unsurlar zaman içerisinde doğal olarak gelişmektedir. Fakat yeni medya düzenini algılayabilen sosyal bireylerin var olması ancak deney ve gözlemler ile sağlanabilecek bir inşa sürecidir.

Sivil toplum kuruluşlarından, sıradan bireylere kadar birçok kesimin yenidünyanın parametreleri üzerine getireceği eleştiriler ve çözüm önerileri bu inşa sürecinin argümanlarıdır.

Bu süreç öyle kritik bir süreçtir ki; bir internet platformunda ‘pufff…’ yazarak sıkıldığını belirten kullanıcı sayısı bile, yeni geliştirilecek çözümler için deneysel bir veri olarak ele alınabilir. Örneğin Meksika’da sıkıldığını dile getiren insanların verilerini takip eden Kanadalı bir kullanıcı, onların karşılarına bir proje ile çıkabilir. Bu proje sayesinde bahsi geçen kitlenin bakış açılarına yön verebilir.

Ülkemizin genç nüfusu ile internet kullanıcı pastasının en büyük dilimlerinden birine sahip olduğu düşünülürse, neden herhangi bir Kanadalıdan önce bir Türk bu hizmeti üretemesin?

Bahsi geçen örnek çok küçük bir hikaye. Bu örnekler geliştirilebilir. Zaten siber güç olmak bu bakış açılarını geliştirebilmek ve bunlar üzerine düşünebilen sosyal genç nüfusu var edebilmekten geçiyor.

Ancak siber güç ile Gaziantep’in Araban ilçesinde ki, bir lise öğrencisinin herhangi bir alanda oluşturduğu siber projesinin, hızla yol alarak birkaç saniye içerisinde Endonezya’nın Raba şehrinde bir evin salondaki sohbete yön verebilmesinden söz edebiliriz. Tabi bu tarz projeksiyonlar için bahsi geçen öğrenciye bunu başarabileceği bilinci verilmelidir.

Peki, sosyal medya bu planın neresindedir?

Dünyanın farklı iki yerinde yaşayan ve farklı kültür, yaşam şekillerine sahip olan iki kişiyi ele alalım. Platformların getirdiği fonksiyonlar ile bu iki kullanıcı bir süre sonra benzer bilinçaltlarına ve bakış açılarına sahip olabilmektedir. Benzer içeriklerle gülümseyip, üzülebilmekte ve en anlamlısı hayata dair görüşlerini örtüştürebilmektedir. Uzun vadede baktığımızda ise bu küçük hikâyeler büyük bir sürecin parçaları haline gelmektedir. Bu süreç, yüzyıllardır süre gelen kapalı toplum yapısı yerine yenidünyanın açık toplumunun oluşma sürecidir. Sosyal medya; bu planda her ülkeden, her yaştan insan için lokomotif görevi gören bir tasarımdır. Bu sebeple siber güç olmanın ilk adımı sosyal medyaya önem vermekten geçmektedir.

Sosyal medyada Türk kullanıcıların yerini özel kılan bazı parametreler vardır. Bunların başında daha duyguları ile hareket eden bir toplum olmamızın içerik üretimini olumlu etkilemesi gelmektedir.

Özellikle Facebook üzerinde oluşturulan toplulukların üye sıralamalarına baktığımızda global değerlerden sonra Türk kullanıcılar tarafından oluşturulmuş platformlar gelmektedir.

Şöyle bir geçmişe bakacak olursak; bahsi geçen içerik üretim kültürü sosyal medya siteleri popülerleşmeden önce Türk internetine ‘forum’ konseptleri olarak yansımıştı. Belirli bir düzen içinde yayın yapmayan bu forumların, arama motoru sonuçlarını bir tür forum çöplüğüne çevirmesinin ardından sosyal medyanın popülerleşmesi işin rengini değiştirdi. Sosyal medyanın ilk popülerleşme sürecinde benzer bir şekilde forum çöplüğünün yerini ‘topluluk ve platformlar çöplüğü’ aldı.

Bu bize gösteriyor ki yıllardır var olan ve doğru kanalize edilememiş bir siber enerji mevcuttur. Bu enerji şu an sosyal medya üzerinde yoğunlaşmıştır.
Bu bakış açısı yakalandığında siber gelecek üzerine stratejiler geliştirilecektir. Yenidünyanın algılarını keşfeden, tanımlayan, bu algılara yön veren; her alanda e-istihdam ve e-üretim politikaları oluşturarak sosyal toplumların taleplerine çözümler üretebilen bireyleri var edecek iklim oluşacaktır.

Seymour Hersh’in bahsettiği ‘Siber Güç’ olmanın yolu da sanırım buradan geçiyor.


Buğra AYAN
twitter.com/bugraayan
facebook.com/bugraayan

Yeni iPad satış rekorları kırdı!

Apple tarafından açıklanan satış rakamları doğrultusunda yeni iPad’in satış rekorları kırdığı belirtildi. Okumaya devam et Yeni iPad satış rekorları kırdı!

Angry Birds’ün yeni kuşu Ice Bird!

Angry Birds oyununun son sürümü olarak pazara sürülecek olan Angry Birds Space, yeni kuşla aramıza katılmaya hazırlanıyor. Okumaya devam et Angry Birds’ün yeni kuşu Ice Bird!

Ücretsiz Neredeyim uygulaması artık App Store ve Google Play’de

TTnet, “Neredeyim” uygulamasını ücretsiz olarak tüm iOS ve Android kullanıcıları için hizmete soktu. Okumaya devam et Ücretsiz Neredeyim uygulaması artık App Store ve Google Play’de