Nasa’ya yeni taşıt!

NASA, gelecekte astronotlarını uzaya taşımakta kullanacağı araçları üretmesi için dört özel şirkete toplam 269 milyon dolar kaynak aktaracağını açıkladı.

Obama yönetiminin desteklediği ve NASA’nın, ticari mürettebat geliştirme programı adını verdiği proje kapsamında, özel şirketler astronotları yörüngeye daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştıracak.

Programın direktörü Philip McAlister, NASA’nın şu ana kadar 22 teklif aldığını ve sekizini değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi.

Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) kargo taşımak için anlaşma yapan SpaceX, Falcon 9 roketi ve Dragon kapsülleri için 75 milyon dolarlık bağış alacak. Diğer projeler için yardım alacak şirketler ise Sierra Nevada Co., Boeing, ve Blue Origin.

NASA, kullanmakta olduğu roketler emekliye ayrıldığında, astronotlarını uzaya göndermek için ağırlıklı olarak Rusya’dan yardım alacak. Rusların her ABD’li astronot başına alacağı koltuk ücreti ise 50 milyon dolar. // <![CDATA[//

Işınlanmayı Sağladılar!

Avusturyalı ve Japon bilim insanları ışınlanmayı buldular.

Böylece, kuantum iletişimi ve programlamalarında büyük bir atılım sağlandı. Bilim insanları, 1930’ların önemli düşünce deneyi Schrödinger’in kedisinin mantığı üzerinden hareket ederek çözüme ulaştı.Tokyo Üniversitesi araştırmacılarının öncülük ettiği çalışmada, dünya tarihinde ilk kez karmaşık bir kuantum bilgi dizisinin, bir noktadan başka bir noktaya ışınlandığı, yani transfer edildiği açıklandı.
Araştırmacılar, yapılan büyük atılımın, iletişim ağlarında yüksek miktarlarda verinin hızlı bir şekilde aktarılmasına izin vereceğini belirtti. Bilim insanlarının büyük başarısı, Science dergisinde yer aldı.

New South Wales Üniversitesi’nden Profesör Elanor Huntington, bir noktadan bir diğer noktaya klasik iletişim kullanarak transfer edilmesinin, iki hususa bağlı olduğunu belirtti. Huntington, ilk hususun fiber optik internet veya bakır kablolar, ikincinin ise gönderen ile alıcı arasındaki paylaşılan kaynak olduğunu ifade etti.

Huntington, kuantum ışınlamasının yaklaşık 10 yıldan beri gündemde olduğunu ancak bugüne dek deney haline getirilemediğini belirtti. Avustralyalı bilim insanı, on yıl boyunca transfer hızı ve transfer edilen bilgi miktarında yaşanan başarısızlıkların ardından, ışınlama da gerekli kaliteyi elde ettiklerini ifade etti.

İnanılmaz oldu: SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİ GERİ GELDİ

Bilim insanlarının elde ettiği başarı, Schrödinger’in kedisini anımsatan bir deneyde gerçekleştirildi. Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger, 1930’larda yaptığı düşünce deneyinde, bir kediyi, atomik materyal içeren kutuya kapatıyordu.

Kutunun içindeki Geiger sayacı, radyasyon seviyesini ölçüyor ve eğer değişiklik olursa, siyanür gazı salan mekanizmayı harekete geçiriyordu. Bu durumda kutudaki kedi ölüyordu. Deneydeki fikir, kutuyu açmadan kedinin canlı veya ölmüş olduğunu anlamanın mümkün olmamasıydı. Kutu açılana kadar her ihtimal de geçerliydi. Bu durum bilimde süperpozisyon olarak biliniyor.

Schrödinger’in, kutudaki kedi deneyini kuantum fiziğini küçümsemek için yaptığı söylense de, bu deneyin yapıldığı tarhiten bu yana fizik dünyası birçok süperpoziyon örneği elde etti.

Huntington, “Schrödinger’in deneyinde garip olan, çok iyi algıladığımız bir nesneyi süperpozisyon konuma sokabilmekti… Bizim yaptığımız ise gözle görülebilir miktarda ışığı alarak, ışığı kuantum süperpozisyonuna sokmak ve onu bir noktadan diğerine transfer etmek oldu” dedi.

Dijital bilgi içinde bulunduğu duruma göre de kodlanabiliyor. Huntington, aynı anda hem “1” hem de “0” durumunda bulunan bir dalga grubu oluşturduklarını anlattı.

Bu şekilde kuantum bilgisayarlarının önünü açacaklarını ifade eden Huntington, ayı hem de “1” hem de “0” olduğu için paralel işlem yapabildiklerini, kendilerinin ise “1” ve “0”ı birbirine karıştırmadan A ve B noktasına ışınlamak oldu.

Nokia’dan Yüzyılın Fikri

Artık cep telefonlarıyla neredeyse  istediğiniz her şeyi yapabiliyorsunuz. Ancak yine de onları cebinizden çıkartmanız gerekiyor. İşte Nokia bu soruna bir “yüzük“le çözüm bulmayı hedefliyor.

Güçlü bir manyetik alana sahip olan bu yüzük kolunuzdaki bileziğe bağlanıyor. Bu bilezik de cebinizdeki telefonla iletişim kuruyor. Yüzüğü parmağınızla ya da diğer elinizle döndürdüğünüzde cep telefonuyla yapabileceğiniz seçenekler arasında dolaşabiliyorsunuz. Bu seçenekler arasında “birilerini aramak, beklemeye almak ya da Facebook durumunuzda bulunduğunuz yeri güncellemek” bulunuyor. Kullanmak istediğiniz seçeneği ise yüzüğü, parmak ucunuza doğru ilerleterek seçebiliyorsunuz.

Önümüzdeki ay Kanada’da tanıtılacak olan bu sistem için kafalarda soru işaretleri bulunuyor. Bu büyüklükteki bir manyetik alan kredi kartlarına ya da çevredeki başka şeylere zarar verebilir mi ya da büyük bir bilezik takmak zorunda mıyız? Bu sorulara olumlu cevaplar alınırsa bence Nokia yüzyılın buluşlarından birine imza atacak.

2011 CES Başladı

Uzun bir süredir büyük bir heyecanla beklenen 2011 CES şu sıralar başlamış bulunuyor. Dünyaca ünlü teknoloji markalarının ürünlerini tanıtacağı 2011 CES şu sıralar ABD’nin Las Vegas şehrinde yapılan büyük bir organizasyonla tüm teknoloji şirketleri ve meraklılarını buluşturuyor.

2011 CES’e kimler mi geliyor? Bu konuda aklınıza gelen her şirket Dell, Toshiba, LG, Samsung, Panasonic, Google, Microsoft, Asus, Yahoo, Packard Bell, IBM, Apple, Nokia, Blackberry, Intel, Oracle, Cisco, Sony, Sony Ericsson, Siemens, Lenovo ve daha adını sayamadığımı birçok şirket şu sıralar hayranları ve meraklıları ile yeni ürünlerini paylaşıyor.

Birçok markanın yeni ürünlerinin yer alacağı 2011 CES’te merak edilen ve ilgiyle beklenen birçok ürün ve haber yer alıyor. Gelişmeleri buradan takip edebilir ve bu link yardımı ile 2011 CES resmi web sayfasına ulaşabilirsiniz.

Vuvuzela Kabusuna Son

Uzun süredir dört gözle beklediğimiz Dünya Kupası heyecanımızı kursağımızda bırakan Vuvuzela sesinden gına geldiyse aşağıdaki uygulama tam size göre.

Sadece 4 senede bir gerçekleştirilen ve dünyanın birçok bölgesinden birbirinden güçlü takımların maçlarını arka arkaya oynadığı Dünya Kupası hayatımıza bambaşka bir heyecan katıyor. Fakat bu sene eskilerden alışık olmadığımız ve bir o kadarda dayanılması güç başka bir şey daha soktu. Vuvuzela ! Eğer sizde birçok kişi gibi Dünya Kupası maçlarının zevkine ve heycanına gölge düşürdüğünü inanıyorsanız şanslısınız, çünkü tam size göre vuvuzela sesini engelleyen bir eklenti çıkarıldı.

Fakat bu uygulama maç keyfini televizyonlarından yaşamak isteyenleri pek ilgilendirmeyecek. Çünkü Devuvuzelator isimli program sadece Dünya Kupası maçlarını bilgisayarlarından takip edenlerin işine yarıyor. Stardock firmasının Centre For Digital Music firmasıyla ortaklaşa çıkardığı bu program sayesinde bilgisayarınızdan çıkan sesin içerisinden vuvuzela’nın frekansını yok etmeye yarıyor. Eğer maçları internetten veya Tivibu gibi sanal tv platformlarından izliyorsanız Devuvuzelator uygulamasını aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.

http://www.stardock.com/labs/devuvuzelator/

YouTube’den müzik indirme

Youtube’den video indirmek için birçok site mevcut.Fakat bazen videoların görüntüsünden çok sesi hoşunuza gidiyor olabilir.Aşağıda tanıtacağımız siteler sayesilde videoları “mp3” uzantisi ile bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.

Sitelerimizden ilkinin adı “Video2mp3”

Video2mp3 sayesinde youtube videolarını 3 adımda “MP3” formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Aşağıdaki bağlantıyı açtıktan sonra “Youtube Video Url’sini” kopyala yapıştır yapıyoruz.Ardından “Convert” seçeneğine tıklıyoruz ve bize sunulan bağlantı adresinden Mp3 ümüzü indiriyoruz..Ayrıca döndürme işlemi için bir “Firefox Eklentisi” de mevcut.Bunun linkinide aşağıda bulabilirsiniz.

Bağlantı : http://www.video2mp3.net/tr/

Firefox Eklentisi : https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/11047/

İkinci sitemizin ismi “Dirpy”

Dirpy diğerlerinden farklı olarak sıradışı bir hizmeti bize sunuyor.Dirpy benzerleri olmayan özelliklere sahip… Dirpy’nin bize sunduklarını kısaca özetleyecek olursak ;

-Youtube videolarını Mp3 dosyasına çevirme. -İstediğiniz sayıda video çevirme.

-Tarayıcı kısayol aracı.

-Ses dosyasının başlangıç,bitiş noktalarını belirleme.

-Dosya ismi,sanatçı gibi özellikler tanımlayabilme.

-Dahili Youtube araması. -ID3 verilerini değiştirebilme.

-Video indirme.

-***Ücretsiz ve kayıt olmamız gerekmiyor.

Bağlantı : http://www.dirpy.com/

Üçüncü ve son sitemizin ismi ise Vid2MP3

Vid2MP3 standart ve yüksek kalite arasında seçim yapmamıza olanak sağlıyor.Bu hizmet de diğerleri gibi url girme yöntemi ile çalışıyor.Youtube’deki videoyu bizim için bulup, dönüştürüyor. Dahili oynatıcı içerisinde mp3 ümüzün önizlemesini görebildiğimiz gibi, arkadaşlarımızında indirmesi için bir bağlantı adresi oluşturabiliyoruz, bu sayede bant genişliği harcamadan direkt olarak müzik paylaşmamıza olanak sağlıyor.

Bağlantı : http://vidtomp3.com/