İlk yerli uydu Rasat Fırlatılıyor

Adı Rasat, boyu tam 7,5 m, renkleri siyah ve beyazdan oluşuyor, ağırlığı yaklaşık 100 kg ve kapasitesi ise 15 m geniş bantlı görüntüleme olarak karşımıza çıkıyor. Okumaya devam et İlk yerli uydu Rasat Fırlatılıyor

Transformersa Benzeyen Yeni Bir İcat

Şimdi sizlere tanıtacağımız icat bir Amerikalı mucit tarafından geliştirildi ve icadın en önemli özelliği trafik içerisinde küçülebilmesi.

Amerikalı bir mucit tarafından hizmete sunulan yeni icat, trafik içerisinde ya da istenilen bir anda katlanma özelliği gösteriyor. Ayrıca icat binaların içine kadar girebilmesi yanında asansörlere dahi sığabiliyor. Kod adı Uno3 olarak piyasaya çıkan bu araç, tek bir düğme basıldığı anda tek tekerlekli bir taşıta dönüşme özelliği gösteriyor. Yani bu transformers gibi konvansiyonel bir icatla karşı karşıyayız demek anlamına geliyor.

Eletrikli bir motora sahip bu taşıtın ön tekerleği arkada yer alan iki tekerleğinin arasına giriyor ve bu sayede istenildiği anlarda dar bölgelerde manevralar yapabiliyor. Bunun yanında sadece 3-4 saat şarj edilmesinin ardından 60 km kadar yol alabiliyor.

Diğer yandan Amerikalı mucit yeni icadını bir Çin seyahatinden döndüğünde geliştirdiğini belirtirken, yoğun trafik için pazara oldukça etkili bir ürün sunduğunu iler sürüyor. Satış tarihi henüz belirlenmeyen taşıtın ortalama 7500 dolar civarlarında bir fiyatlar satışa çıkarılması bekleniyor. Çok yakında pazarda olacak bu aracı biz de merakla bekliyoruz.

Nasa’ya yeni taşıt!

NASA, gelecekte astronotlarını uzaya taşımakta kullanacağı araçları üretmesi için dört özel şirkete toplam 269 milyon dolar kaynak aktaracağını açıkladı.

Obama yönetiminin desteklediği ve NASA’nın, ticari mürettebat geliştirme programı adını verdiği proje kapsamında, özel şirketler astronotları yörüngeye daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştıracak.

Programın direktörü Philip McAlister, NASA’nın şu ana kadar 22 teklif aldığını ve sekizini değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi.

Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) kargo taşımak için anlaşma yapan SpaceX, Falcon 9 roketi ve Dragon kapsülleri için 75 milyon dolarlık bağış alacak. Diğer projeler için yardım alacak şirketler ise Sierra Nevada Co., Boeing, ve Blue Origin.

NASA, kullanmakta olduğu roketler emekliye ayrıldığında, astronotlarını uzaya göndermek için ağırlıklı olarak Rusya’dan yardım alacak. Rusların her ABD’li astronot başına alacağı koltuk ücreti ise 50 milyon dolar. // <![CDATA[//

Sibirya’da uzaylı bulundu iddası!

Sibirya’da amatör video kaydediciyle çekilen görüntülerin bir uzaylıya ait olduğu idda edildi !

Amatör video kayıtlarında Rusya’da Sibirya coğrafyasında yer alan Irkutsk bölgesinde bir uzaylı cesedi görünüyor.

Klasik uzaylı tanımına uyan 35 santim boylarındaki yarı çürümüş cesedin görüntüleri internet paylaşım sitelerinde milyonlarca insan tarafından izlendi.

Ortaya çıkan görüntülerden sonra uzmanlardan bir açıklama gelmemesi ise kamuoyunun kafasında soru işaretlerine neden oldu.

Youtube’a verilen kaydın gerçek olup olmadığı henüz tespit edilmese bile görenleri şoke ediyor.

 

Işınlanmayı Sağladılar!

Avusturyalı ve Japon bilim insanları ışınlanmayı buldular.

Böylece, kuantum iletişimi ve programlamalarında büyük bir atılım sağlandı. Bilim insanları, 1930’ların önemli düşünce deneyi Schrödinger’in kedisinin mantığı üzerinden hareket ederek çözüme ulaştı.Tokyo Üniversitesi araştırmacılarının öncülük ettiği çalışmada, dünya tarihinde ilk kez karmaşık bir kuantum bilgi dizisinin, bir noktadan başka bir noktaya ışınlandığı, yani transfer edildiği açıklandı.
Araştırmacılar, yapılan büyük atılımın, iletişim ağlarında yüksek miktarlarda verinin hızlı bir şekilde aktarılmasına izin vereceğini belirtti. Bilim insanlarının büyük başarısı, Science dergisinde yer aldı.

New South Wales Üniversitesi’nden Profesör Elanor Huntington, bir noktadan bir diğer noktaya klasik iletişim kullanarak transfer edilmesinin, iki hususa bağlı olduğunu belirtti. Huntington, ilk hususun fiber optik internet veya bakır kablolar, ikincinin ise gönderen ile alıcı arasındaki paylaşılan kaynak olduğunu ifade etti.

Huntington, kuantum ışınlamasının yaklaşık 10 yıldan beri gündemde olduğunu ancak bugüne dek deney haline getirilemediğini belirtti. Avustralyalı bilim insanı, on yıl boyunca transfer hızı ve transfer edilen bilgi miktarında yaşanan başarısızlıkların ardından, ışınlama da gerekli kaliteyi elde ettiklerini ifade etti.

İnanılmaz oldu: SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİ GERİ GELDİ

Bilim insanlarının elde ettiği başarı, Schrödinger’in kedisini anımsatan bir deneyde gerçekleştirildi. Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger, 1930’larda yaptığı düşünce deneyinde, bir kediyi, atomik materyal içeren kutuya kapatıyordu.

Kutunun içindeki Geiger sayacı, radyasyon seviyesini ölçüyor ve eğer değişiklik olursa, siyanür gazı salan mekanizmayı harekete geçiriyordu. Bu durumda kutudaki kedi ölüyordu. Deneydeki fikir, kutuyu açmadan kedinin canlı veya ölmüş olduğunu anlamanın mümkün olmamasıydı. Kutu açılana kadar her ihtimal de geçerliydi. Bu durum bilimde süperpozisyon olarak biliniyor.

Schrödinger’in, kutudaki kedi deneyini kuantum fiziğini küçümsemek için yaptığı söylense de, bu deneyin yapıldığı tarhiten bu yana fizik dünyası birçok süperpoziyon örneği elde etti.

Huntington, “Schrödinger’in deneyinde garip olan, çok iyi algıladığımız bir nesneyi süperpozisyon konuma sokabilmekti… Bizim yaptığımız ise gözle görülebilir miktarda ışığı alarak, ışığı kuantum süperpozisyonuna sokmak ve onu bir noktadan diğerine transfer etmek oldu” dedi.

Dijital bilgi içinde bulunduğu duruma göre de kodlanabiliyor. Huntington, aynı anda hem “1” hem de “0” durumunda bulunan bir dalga grubu oluşturduklarını anlattı.

Bu şekilde kuantum bilgisayarlarının önünü açacaklarını ifade eden Huntington, ayı hem de “1” hem de “0” olduğu için paralel işlem yapabildiklerini, kendilerinin ise “1” ve “0”ı birbirine karıştırmadan A ve B noktasına ışınlamak oldu.

Yeni Teleskop

Hava Kuvvetleri ve Savunma Geliştirilmiş Araştırma Projeleri Birimi (DARPA) üstün teknoloji sayesinde gelmiş geçmiş en iyi teleskoplardan birini üretti. Uzayın derinliklerini ve daha önce hiç görülemeyen yerleri görme olanağı sunacak olan teleskopun adı Uzay Gözetim Teleskobu(SST).SST kolay hareket ederek gökyüzünü çok hızlı bir şekilde tarayabiliyor. DARPA’dan Yarbay Travis Blake teleskop hakkında şunları söylüyor; “SST birkaç gecede diğer teleskopların haftalarda hatta aylarda ortaya çıkardıklarını bize sunacak.”

Çok hızlı veri toplayabilen SST’nin en büyük özelliği ise ışığa karşı çok hassas oluşu. Uzayın derinliklerindeki bir ışık değişimini anında fark edebilecek olan teleskop, uzayda yaşam olup olmadığının izlerini de daha rahat gözlemleyebilecek.

Gözlem dışında teleskobun görevleri arasında uyduların birbirleriyle ve diğer uzay cisimleriyle çarpışmaması için detaylı inceleme yapmak da bulunuyor.

Kanserde Çığır Açacak Buluş

İngiltere’de gerçekleştirilen deneylerde, kanser hastaları için umut oluşturacak yeni bir aşı geliştirildi.

Bilim adamları, kanserle tedavide yeni bir çığır açacak olan aşının, vücudun hastalıkla savaşmasında savunma sistemini güçlendirdiğini ve iki yıl içinde kullanılmaya başlanacağını açıkladı.

İngiltere’de pankreas kanseri hastalarına verilen aşının, deri, akciğer ve karaciğer kanseri hastalarında da etkili olacağı tahmin ediliyor. Aşının, göğüs ve prostat kanserinde hastalığı durdurması bekleniyor. İngiltere’de bu altı kanser çeşidinden 70 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirten yetkililer, “Aşı, kanserli hücrelere saldırmıyor; bunun yerine tümörlerle savaşmak için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kanserli hücrelerin yok olmamasını ve yayılmasını sağlayan telomeraz adı verilen enzimi arıyor ve imha ediyor” dedi.

HÜCRELERİ ORTAYA ÇIKARIYORİngiltere’de pankreas kanserine yakalanmış ve hastalığın son safhasında olan 1000 kişiye, kullandıkları ilaçla birlikte bu aşı yapılıyor. 53 hastanede yapılan tedavinin sonuçları önümüzdeki sene alınacak. Aşının, bu hastaların ömürlerini en az bir veya iki yıl daha tıbben uzatacağı tahmin ediliyor. İngiltere’de yapılan geniş çaplı araştırmanın koordinatörlüğünü yapan Liverpool Üniversitesi’nden Profesör John Neoptolemos, “Pankreas kanseri kişinin içindeki zaman ayarlı bomba gibi. Kanserli hücreler bağışıklık sistemi tarafından görülmüyor. Ancak aşı bunları ortaya çıkarıyor ve bağışıklık sistemi bu hücrelerle savaşıyor. Telomeraz seviyesi çok düşük olan Sağlıklı hücreler bu saldırıdan kaçıyor.” dedi. İngiltere Kanser Araştırma Kuruluşu tarafından yürütülen çalışmadan başarılı sonuçlar alınırsa, 2013 yılının sonunda yeni tedavi ilerlemiş pankreas kanseri hastalarında ve hastalığın ilk dönemlerinde kullanılacak. Aşıyı geliştiren Kore şirketinin kurucusu Doktor Jay Sangjae Kim, “Aşının sadece pankreas kanseri için değil, diğer kanserli hastaların tedavisi için de kullanılacağını ümit ediyoruz.” diye konuştu.

Akdeniz’de Alarm !

Akdeniz’deki balık türlerinden 40’a yakınının birkaç yıl içerisinde tükenebileceği bildirildi.

İsviçre merkezli Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN)’nin yürüttüğü çalışmanın sonuçlarına bakılırsa Akdeniz’deki köpek balığı ve vatoz türlerinin hemen hemen yarısı tükenme tehlikesi altında. Türlerin Akdeniz’den kaybolma tehlikesi altında bulunmasının başta gelen sebepleri aşırı avlanma, deniz kirliliği ile balıkların yaşam alanlarının bozulması gibi sebepler.

En büyük tehlikeyle karşı karşıya bulunan türlerin orkinos, levrek, barlam balığı ve esmer orfoz olduğu kaydedildi.

8 bin ineği uzaylılar kaçırıp parçalamış!

FBI ın raporuna göre inekleri uzaylılar kaçırmış.

Belgelere göre kaçırılan 8 bin ineğin radyasyonlu leşi havadan atıldı. Cinsel organları ile dil, dudak ve kulakları da kesilmişti.

ABD’de Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) 1970’lerin sonunda 8 binden fazla büyükbaş hayvanın ölümünden uzaylıları sorumlu tuttuğu ortaya çıktı.

İngiliz The Sun Gazetesi, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) ait eski yazışmaları yayınladı. Yazışmalarda 1970’lerin sonunda ülkenin güneybatı eyaletlerinde yaşanan sıradışı hayvan ölümlerine ilişkin ilginç teoriler yer alıyor.

Belgelerde bahsi geçen dönemde 8 binden fazla büyükbaş hayvanın UFO’lar tarafından kaçırıldığı, öldürüldükten sonra da gökyüzünden aşağıya atıldığına ilişkin çiftçilerin ve yerel polis memurlarının verdiği ifadeler bulunuyor.

Belgeler, FBI ajanlarının hayvan ölümleriyle ilgili olarak 1980’lerin başına kadar birçok çiftlik arazisini ziyaret ettiğini de ortaya koydu.

Belgelerde ineklerin vücudunda yüksek oranda radyasyon tespit edildiği bilgisi de yer aldı.

FBI’ın esrarengiz hayvan ölümlerinde olası şüpheli olarak biyolojik silah programları, satanist gruplar ve dünyadışı varlıklar gibi seçenekler üzerinde durduğu, ancak bu ihtimallerin hiçbirisinin ispatlanamadığı ifade ediliyor.

Sinir hücreleri deri kök hücresinden üretildi.

Sinir hücreleri Şizofreni hastalarının deri kök hücrelerinden üretildi.

ABD’deki California Üniversitesi ve New York Spring Harbor laboratuvarından bilim adamları, hastaların deri hücrelerini sinir hücrelerine dönüştürmeyi başararak şizofreninin biyolojik gelişiminin daha iyi anlaşılmasını sağlama yolunda önemli adım attı.

Dört şizofreni hastası ve bazı sağlıklı kişilerin deri kök hücrelerini alan ve bunları sinir hücrelerine dönüştüren bilim adamları, hastaların derilerinden alınarak üretilen sinir hücrelerinin sağlıklılarınkinden farklı olduğunu, hücrelerin birbirleriyle normalden daha az bağlantısının bulunduğunu gördü. Hastalarınkinde ayrıca, sinir ya da diğer hücrelere mesaj iletimini sağlayan bağlantı noktalarının da daha az gelişmiş olduğu belirlendi.

Hücrelerde beş antipsikotik ilacı test eden bilim adamları, ilaçlardan birinin (Loksapin) sinirler arasındaki bağlantıyı iyileştirdiğini de gördü.

Nature dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, üretilen sinir hücrelerinin şizofreninin daha iyi anlaşılmasının yanı sıra bazı ilaçların denenmesi ve “kişiye özel” ilaçların geliştirilmesi için büyük kolaylık sağlayacağını vurguladı.

Konuya ilişkin makale Fransız “Le Figaro” gazetesinin internet sitesinde de yer alıyor.